9 Aralık 2018 Pazar

HAZİRAN

                                          HAZİRAN

Geniş kesimlerin birlikteliği ve cephesel örgütlenmeler sol kesime genelde çekici gelmiştir. İşin özüne ve sürecine kafa yormadan, gerekli hazırlıkları yapmadan bu tarz örgütlenmelere gözü kara girilmiştir. Sonuçta oluşturulurken yaratılan etki ve beklenti, dağılırken yarattığı olumsuz etkiyi karşılayıp karşılamadığı ayrı bir tartışma konusudur. Burada belirleyici olan sürecin yanlış kavrandığı ve sonucun da olumsuz olduğudur.

GBK süreci ve ÖDP'nin kuruluş aşamasında parti çatısı altında, daha sonra vişnelik tesislerindeki görüşmeler sonrası haziran hareketi adıyla cephesel örgütlenmelere gidildi. Birlikte güzel işler de başarıldı. Fakat her iki süreç sıkıntılı geçti ve sağlıklı yol alamadı. Bu konuyu tartışırken iki yönlü tartışmak gerekir. Klasik tanım ile objektif ve subjektif koşullar. Ülkenin koşulları cephesel örgütlenmeleri zorunlu kılabilir. Subjektif koşullar olarak nitelendirdiğimiz örgütlenme, sürecin gereksinmelerini karşılayacak nitelikte değil ise sorunlar kaçınılmazdır. Tikel olaylara bakıp sonuca gidemeyiz. Baskıcı yönetimlere karşı direniş mücadelesi veya kriz dönemlerinin alternatif iktidar organlarının oluşumu olarak cephesel örgütlenmelerin kaçınılmazlığı tartışılamaz. Burada belirleyici olan nasıl olması gerektiğidir.

Günümüze kadar dünya deneyleri (gerek FKBC- gerek sovyetik örgütlenme) bize öncelikli olarak oluşumun bileşenlerinin sınıfsal karşılığı olduğunu gösteriyor. Bileşenlerin örgütlü oldukları alanlarının düşünce ve eğilimlerini taşıdığı gerçeği. Sorunlar ve sorunların muhataplarının çözüm arayışları ve hesap verecekleri sınıf ve kesimler. Kısacası beklenti ve kurguların ötesinde gerçekçi temeller üzerinde yükselmesi. Ülkemize dönersek var olan politik parti-grup ve kümelenmelerin sınıfsal kesimler içinde belirgin bir karşılığı yoktur. Kendi çevreleri ile sınırlı bir politik faaliyet içindeler. “Bu tanımlamaya bazı haklı itirazları olsa da tanımı değiştirecek düzeyde değildir.” Gelinen noktayı tarihsel süreçten bağımsız, yalnız solun başarısızlığına bağlamak yanlıştır. Böyle olması somut durumu değiştirmeyeceği için biz kendi gerçekliğimiz üzerinden hareket etmek zorundayız. Öncelikli olarak var olan yapıların az veya çok toplumsal karşılıklarının oluşması gerekiyor. Ortalama mücadeleden planlı ve programlı, hedef kitlesi belli bir mücadeleye evrilmek. Vicdan rahatlatma eylemleri ile yetinmeyi bırakıp, toplumsal kesimleri harekete geçirebilecek eylemlere yönelmek gerekiyor. Başka bir tanımla toplumsal sorunların taşıyıcısı olmak.

Klasik anlamda burjuva demokrasisinin bile yaşanmadığı ülkemizde, sınırlı da olsa var olan demokratik hakların ortadan kaldırıldığı, iktidarın tek merkezde toplandığı ve giderek daha da baskıcı hale geldiği günümüzde cephesel örgütlenmeler kaçınılmazdır. Böyle bir oluşumu farklı düzlemlerde aramak yerine, haziran meclisleri üzerinden yürümek daha gerçekçidir. Geçmişin deneylerini de değerlendirerek meclisleri daha gerçekçi ve işlevi olan bir zemine oturtmak. Kendi işleyişlerinde demokratik bir hukuk oluşturmak. Karar alma ve uygulama pratiklerini meclisler üzerinden oluşturmak. Ayrıca bölge ve ülke genelindeki üst oluşumların doğrudan demokrasinin işleyişi olarak aşağıdan yukarı belirlemek ve gerektiğinde geri çağırmak.

Saray yönetimi tüm yetkilerin sarayda toplandığı-kuvvetler ayrılığının ortadan kalktığı-TBMM'nin işlevinin kalmadığı günümüzde alternatif örgütlenme zorunludur. Böyle bir örgütlenmenin de sistemi meşrulaştıranlar hariç tüm kesimleri kapsaması kaçınılmazdır. Burada belirleyici olan sistem muhaliflerinin yığınak yapabileceği bir örgütsel yapı ve işleyiş. Başka bir tanımlama ile meclisleri oluşturan birey ve kesimlerin işleyişin gerçek sahipleri olması. Böyle bir işleyiş demokrasi kültürünü ve farklılıklara katlanmayı ve farklılıklarla birlikte ortak hareket etmeyi getirir. Bu başarabildiği oranda karşılığı olur ve sistem muhaliflerinin karşı örgütlenme ve karşı iktidar organları oluşur.

                                             YAHYA TAŞDEMİR. 06-12-2018

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder